« Önceki | Sonraki »

29/3/2007

DUALAR NEDEN KABUL OLMAZ

 

 

 

DUALAR NEDEN KABUL OLMAZ

 

İbrahim Edhem’e “dualarımız niçin kabul olmuyor?” diye sormuşlar. O da cevaben;

Allahu Teala’yı bilip tanıdığınız halde ona itaatte kusur ediyorsunuz!
Peygamberin emirlerini kabul ediyorsunuz, ancak bu emirlerle amel etmiyorsunuz!
Kur’an-ı Kerim’i okuyorsunuz, ancak ona uygun hareket etmiyorsunuz!
Bunca nimetler emrinize verildiği halde şükretmiyorsunuz!
Cennetin güzelliklerini bilip inandığınız halde oraya gitmeye layık bir şekilde yaşamıyorsunuz!
Cehennemin dehşetini bilip inandığınız halde oradan uzak durmanın şartlarını yerine getirmiyorsunuz!
Şeytanın her türlü aldatıcılığını bildiğiniz halde onunla mücadele etmiyorsunuz!
Ölüm hak olduğu halde ona hazırlıktan ve ders almadan imtina ediyorsunuz!
Her gün ölen yakınlarınızı görüp bu olaydan ibret almıyorsunuz!
Kendi ayıbınızla uğraşmak yerine başkalarının ayıbıyla uğraşıyorsunuz!

29/3/2007

NAMAZDAN KURTULMANIN YOLU

 

 

NAMAZDAN KURTULMANIN YOLU

 

Es salamu aleykum ve rahmatullah ve barakatuhu


Bütün ibadetlerine yerine getirmeye çalışan bir adam varmış. Orucunu tutar, zekatını verir, insanlara yardım elini uzatmaktan hiç geri kalmazmış.Yalnız bu adamın bir kusuru varmış:

Namaz kılmak ona çok ağır gelirmiş, üşenirmiş.

Bir gün varmış gitmiş çok büyük bir hocanın yanına.

Demiş ki:

Hocam ne yap et beni şu namazdan kurtar. Namaz kılmamak için ne yapmam gerekse söyle yapayım.Yeter ki şu namazdan kurtulayım demiş.

Hoca:

Ya evlat ben hiçbir yerde ne duydum ne işittim bu namazdan kurtuluş yok, borcun kılacaksın demiş.

Adam yalvarmış bul hocam diye.Hoca müddet istemiş adam gitmiş.

Aradan haftalar geçmiş,adam gelmiş:

Buldun mu hocam demiş, kurtulacak mıyım?

Hoca: Buldum evladım eğer şu 5 şarttan biri sana uyuyorsa NAMAZ dan mesul değilsin:


1-ÖLÜ İSEN

2-DELİ İSEN

3-ÇOCUK İSEN

4-HAYVAN İSEN

5-KAFİR İSEN

tercih senin...

6/3/2007

Güzel ve Kiymetli sözler

Güzel ve Kiymetli sözler
 

 

1-) Şikâyetçi olup ağladığım nice günler oldu. Zaman geldi ki, ağladığım günlere ağladım.Hazreti Ebû Bekir Radıyallahu anh

2-) İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız. Hazreti Ömer Radıyallahu anh

3-) Kişiye imandan sonra verilen şeylerin en hayırlısı saliha kadındır. Hazreti Ömer Radıyallahu anh

4-) Gözü haramdan korumak ne güzel şehvet perdesidir. Hazreti Osman Radıyallahü anh

5-) Lüzûmsuz şeylerin peşinden koşan, lüzûmlu şeyleri kaçırır. Hazreti Ali Radıyallahu anh

6-) Kuran tilaveti ile kalbine ruhani feyiz sirayet eden kimse, dostlarının ayrılığı ile vahşet halini hissetmez. Hazreti Ali Radıyallahu anh

7-) Edep aklın suretidir. Hazreti Ali Radıyallahu anh

8-) İnsanlarla öyle iyi geçininiz ki düşmanınız bile ölümünüze ağlasın. Hazreti Ali Radıyallahu anh

9-) Akıl tamam olunca, söz azalır. Hazreti Ali Radıyallahu anh

10-) Derin fikre sahip olanın nazarı da güzel olur. Hazreti Ali Radıyallahu anh

11-) İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kur'an tilavetinde hayır yoktur. Hazreti Ali Radıyallahu anh

12-) Dinî hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, peygamberliğe inanmamış olur. Onunla konuşmak akıl işi değildir. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

13-) Eshâb-ı kirâm, sadece sohbet(vaaz) ile nihâyetsiz kemâlata vâsıl oldular. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

14-) Eflatun, felsefecilerin reisidir, Îsâ'nın bi'seti devletine kavuştu, ama onu tasdik etmedi. Cehaleti sebebi ile sandı ki: Kendisinin ona ihtiyacı yoktur. Böylelikle, nübüvvet bereketlerinden bir nasibe nail olamadı. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

15-) Sohbet Ayet-i Kerimeye kırık mana vermek değil, Ayet-i Kerimeyi kalbine indirip, Kalbinden çıkarıp vermektir. Mahmut Ustaosmanoğlu Rahmetullahi aleyh

16-) Müslüman bir kadın, çocuğunu emzirdiği sürece, Allah yolunda cihat edenler gibidir. Saîd bin Cübeyr Rahmetullahi aleyh

17-) Düşmanlarınızla oturup kalkan, sizin dostunuz olamaz. Sa'dî Şirâzî Rahmetullahi aleyh

18-) İnsanlar arasında bulun, fakat kimseye yük olma! Hüsameddin Mankpûrî Rahmetullahi aleyh

19-) İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır. Faydası da herkesedir. Abdülvehhâb-ı Müttekî Rahmetullahi aleyh

20-) Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma! Kalb kırmak, Allahü teâlâyı incitmek demektir. Ahmed Yesevî Rahmetullahi aleyh

21-) Allahın kitâbından ve Resûlullahın hadîslerinden sonra, islâm kitâblarının en üstünü, en fâidelisi İmâm-ı Rabbânînin Mektûbât kitâbıdır. Mektûbâtda bildirilen tesavvufdan, tarîkatden ve hakîkî mürşidlerden şimdi hiç kalmadı. Bizler, Mektûbâtdaki ince bilgileri, ma’rifetleri anlayamayız. Abdülhakîm Efendi

22-) İslamiyet'in içinde hiç bir kötülük, İslamiyet'in dışında da hiç bir iyilik yoktur. Ebu-l Vefâ Rahmetullahi aleyh

23-) Üç şey kalbi öldürür: Çok konuşmak, çok uyumak ve çok yemek. Fudayl bin İyad Rahmetullahi aleyh

24-) Dünya üç gündür; dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise; bugünün kıymetini bil! Hasan-ı Basrî Rahmetullahi aleyh

25-) Dertsiz Adam derssiz adamdır. Recep Hocamız Rahmetullahi aleyh

26-) Çocuktaki utanma hali ondaki akıl nurunun alametidir. İmamı Gazali Rahmetullahi aleyh

27-) Gençliğin kıymetini ihtiyarlar, huzûrun kıymetini huzûrsuzlar, sıhhatin kıymetini hastalar, hayâtın kıymetini ölüler bilir. Hâtim-i Esam Rahmetullahi aleyh

28-) Define ile Yılan, gülle diken, sevinçle gam bir aradadır. Şeyh Sâdi Şirazi Rahmetullahi aleyh

29-) Ağzına helva verenle ensene tokat atan arasında fark gözettikçe, sende Tevhid tamam değildir. MEVLÂNÂ ALAEDDİN ÂBİZİ

30-) Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder. İmâmı Şâfî

31-) Yolumuz yâr ile gül bahçesine uğradı;

       Ben gafletle güle nazar edince dedi ki yâr :

       Muhabbetin şartı bu mudur, utan yaptığından!

       Ben varken güle bakmak nasıl elinden gelir? Mevlânâ

32-) Dua Ubudiyetin ruhudur ve halis bir îmânın neticesidir. Said Nursi Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup - s.489

33-) Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş;

Bir velîye bende olmak Cümleden âlâ imiş!... Yavuz Sultan Selim

34-) İnsan ölmez, Dünyasını değiştirir.

Ölen hayvan olur, İnsanlar ölmez!

Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil! YunusEmre

35-) Neyleyeyim dünyayı

       Bana Allah'ım gerek.

       Gerekmez masivayı

       Bana Allah'ım gerek.

 

       Ehli dünya dünyada

       Ehli ukba ukbada

       Her biri bir sevdada

       Bana Allah'ım gerek

 

       Dertli dermanın ister

       Kullar sultanın ister

       Aşık cananın ister

       Bana Allah'ım gerek.

 

       Bülbül güle karşı zar

       Pervaneyi yakmış nar

       Her kulun bir derdi var

       Bana Allah'ım gerek

 

       Beyhude hevayı ko

       Hakkı bula gör ya hu

       Hüdayi'nin sözü bu

       Bana Allah'ım gerek.

 

       Aziz Mahmut Hüdai

36-) Ölümü gerçekten tanımış bir kimseye, dünya belâ ve musîbetleri, dert ve sıkıntıları çok hafif gelir. Ka’b-ül-Ahbâr Rahmetullahi teâlâ aleyh

37-) Dünya cennete göre zindan, cehenneme göre ise cennet gibidir. Abdulkadir Geylani Rahmetüllahi Aleyh

38-) İki tur insan daima açtır. Biri bilimi arayan, diğeri de parayı. Cat stevens

39-) şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır

40-) Sözü dost, özü düşmandan usandım.

      Dili Mümin, kalbi şeytandan usandım.

      Herkesin kahrı çekilir ama;

      Ben davasız Müslüman'dan usandım.

41-) Kaynaklara benzeriz, çıkar topraktan

      Çağlar, köpürür, zevk alırız koşmaktan

      Düzlüklere indikçe, akıp sessizce

      Tekrar döneriz toprağa, bir çatlaktan

42-) Bir milletin kültürünü kontrol etmek, o milletin dilini kontrol etmekle; bir milleti imha ise nesilleri mazisinden, tarihinden ve bilhassa milli ve manevi değerlerinden koparmakla mümkündür. Bernard Lewis

43-) Cesaret gerektiren yaşamaktır,ölmek değil! M. Antionette

44-) Çalışmak bizi şu üç şeyden kurtarır: Can sıkıntısı, kotu alışkanlıklar, Yoksulluk. VOLTAIRE

45-) Bir pîre demişler ki, evlen! Demiş :

       Ben daha bulûğa ermedim!

       insan veliliğe erince baliğ olur;

Velilik olmayınca çocukluk olur. Şeyh Şirazî «Gülşen-i Raz»

46-) Gezdim halep ile şamı

      Eyledim ilmi talep

      Meğer ilim bir hiç imiş

      İllâ edep illâ edep.

47-) Bize bir nazar oldu

      Cumamız Pazar oldu

      Ne olduysa azar azar oldu!

48-) İnsanlara emri bil mâruf yaparken onlara sanki başlarının üzerinde güvercin varmış gibi yaklaşırız. O kuş imanlarıdır

49-) AMELDE YÜSR İTİKADDA YAKİN

50-) Tolstoy: Zindana atılan biçarelere muhafızlarını seçme hakkı verilse bu onların hürriyetini temin eder mi? (etmez ama belki az buçuk rahat etmelerini sağlar hiç sevmiyorum bu adamı :P akMurat)

51-) Tarih bilmeyen diplomat pusuladan anlamayan kaptana benzer. Cevdet Paşa

52-) Dahi bir fesad koptu cihanda

       Hevai nefse düştü nâs bu anda

       Eğer alim eğer abid bu şanda

       Hadis tefsir fıkıh kaldı nihanda

       Bu nâsdan ayrılup hakka gidelim

       Cemali ba kemaleh seyr idelim İsmet Garibullah Rahmetullahi Aleyh Risale-i Kudsiye

53-) Dost istersen ALLAH yeter

      Yaren istersen KUR'AN yeter

      Mal istersen KANAAT yeter

      Düşman istersen NEFİS yeter

      Nasihat istersen ÖLÜM yeter

54-) Bu gününü düşünme

       Dün geçti, Yarın var mı?

       Gençliğine Güvenme!

       Ölen hep ihtiyar mi?

       Ya İslam`da erirsin

       Ya inkarda çürürsün

       Yol Mezarda bitmiyor

       Girdiğinde görürsün Ebû Tûrab Rahmetullahi Aleyh

55-) Hani nerede?

      Gönüllerden kubbelere,

      Kubbelerden gönüllere

      Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...

      Kur'an sesleri dindirilmiş,

      Müslümanlar sindirilmiş!...

      Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidinin

      İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...

      Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,

      Kimin elidir?!...

      Söyle Ayasofya, söyle.

       Seni puthane yapan hangi delidir?!...OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ

56-) "Sadece başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır." - Albert Einstein

57-) "Eğer bir yaşam, tümüyle kişisel arzuları tatmine yönelmişse er yada geç, acı bir düş kırıklığına yol açar." - Albert Einstein

58-) "Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsanlığın kızamığıdır." - Albert Einstein

59-) Bu müziğin dışındaki insanlar Rock'n Roll müzisyenlerini ve dinleyicilerini hafif kaçık olarak nitelendirir. Bu aslında pek de yanlış değil. Bütün Rock grupları ve sadık hayranları hassas ve tüm olup bitenleri sorgulayan hisli bir yapıya sahip oldukları için çabuk kafayı sıyırırlar." Ronnie James Dio

60-) İnsan inanır ve inandığı gibi yaşarsa insandır yoksa bir hiçtir! KEMTER

61-) Ağlayım ki göz yaşlarım kalbimi yumuşatsın.KEMTER

62-) Bazı insanlar köpekten beterdir bazılarının ise köpeği olmaya değer. KEMTER

63-) Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım. Diderot

64-) İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. Montaigne

65-) Aklı sadece beyin fonksiyonu olarak yıllarca açıklamaya çalıştıktan sonra bir kişinin, varlığımızın iki önemli unusurdan meydana geldiğini savunan fikri benimsemesinin daha mantıklı olduğu sonucuna vardım. Aklı, beynin içindeki sinirsel işlemler bazında açıklamanın imkansız olacağı kesin gözüktüğü için, varlığımızın iki önemli unsuru (madde ve ruh) açısından açıklanması gerektiğini anladım. Wilder Penfield

66-) İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik ER kişinin kârı.

 

26/2/2007

Adalet

ADALET

İstanbul'un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi.

Durum Hazreti Fatih'e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Hazreti Fatih'e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden iki papaza şöyle hitap etti:

- Sizlere şöyle bir teklifim var: Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, müslüman hakimlerin ve müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu isbat ediniz.

Hazreti Fatih'in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi... Bursa'da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar:

Bir Müslüman bir yahudiden bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş. Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş.

Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan müslümanı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş:

- Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin bu şekilde gelişmesine madem ki ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını müslümana vermiş.

Papazlar islam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler.

Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik'e uğramış. Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar:

Bir müslüman diğer bir müslümandan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar. Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür müslümana götürüp teslim etmek ister;

- Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiata bana satmazdın. Al şu altınlarını, der.

Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir. O da şöyle söyler:

- Kardeşim yanlış düşünüyorsun. Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım. İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dilediğini yap, der. Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder. Her iki taraf iddialarını kadının huzurunda da tekrarlarlar.

Kadı, her iki şahsada çocukları olup olmadığını sorar. Onlardan birinin kızı birinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikahlayarak altını cehiz olarak verir.

Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Hazreti Fatih'in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler:

- Bizler artık inandık ki, bu kadar adalet ve biribirinin hakkına saygı ancak İslam dininde vardır. Böyle bir dinin salikleri başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz, derler

22/2/2007

ŞEYTANIN MALI

                                              

       ŞEYTANIN MALI

Gafil bir adam bir şeyhin kapısına vardı, Şeytan'dan bir hayli şikayetçi oldu.

"Şeytan beni yoldan çıkartıyor. Beni kandırıp dinimi, ahiretimi mahvediyor. " dedi.

Şeyh de ona dedi ki:

"Ey genç adam, senden az önce şeytan gelmişti buraya. O da senden bıkmış, usanmış. Ona yaptığın zulümleri anlatıp şikayet ediyordu. Diyor ki:

"Dünyanın hepsi benim malımdır. O benim malıma göz  koymaya, kendi mülkümü elimden almaya çalışıyor. Ben de bu yüzden onun dinine saldırıyorum. Bana zararı olmayan, malıma göz dikmeyen adamla benim ne işim olsunki!"